Son güncelleme: Ekim 6, 2026
Nazar ayeti denince çoğunlukla Kalem suresinin 51. ayeti kastedilir. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Kur’an’da nazar konusuna doğrudan temas eden bir ayet yoktur; ancak bu ayet nazara dolaylı işaret eden ayet olarak kabul edilir. Bu yazıda ayetin Arapça metni, okunuşu, anlamı ve tefsirdeki yorumu yer alıyor.
Kalem suresi 51. ayet
وَإِن يَكَادُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَٰرِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا۟ ٱلذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُۥ لَمَجْنُونٌۭ
Okunuşu: Ve in yekâdüllezîne keferû leyüzlikûneke bi-ebsârihim lemmâ semi‘uz-zikra ve yekûlûne innehû le-mecnûn.
Anlamı: İnkâr edenler Kur’an’ı dinledikleri zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler ve “O delidir” diyorlar.
Tefsirdeki yorum
TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Kalem 68/51’de Kur’an’ı işiten inkârcıların onun derin anlamını ve Hz. Peygamber’in bu şerefe nâil oluşunu kıskandıkları bildirilir ve “Neredeyse gözleriyle seni yere yıkıp öldürecekler” denilir. Taberî ayeti “Kıskançlıkları yüzünden neredeyse sana nazar değdireceklerdi” şeklinde anlamıştır. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, Nazar.
Nazardan korunma için dua
TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre nazardan korunmak için başvurulan önlemlerin bir kısmı duadır; Felak ve Nâs surelerini okumak bunlardandır. Hz. Peygamber’in torunları Hasan ve Hüseyin için okuduğu dua da Buhârî’de yer alır (Enbiyâ 10). Dua metni için nazar duası Arapça okunuşu ve anlamı yazımıza bakabilirsiniz.
Kalem suresi hakkında
TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Kalem suresi Kur’an’ın 68. suresidir, elli iki ayettir ve Mekke döneminin başlarında inmiştir; adını ilk ayetteki “kalem” sözcüğünden alır ve “Nûn” adıyla da anılır. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, Kalem Sûresi.
Nazar inancının geçmişi
TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre nazar inancı eski Sumer, Bâbil, Mısır, Grek ve Roma kültürlerinde, Sâmî, Pers ve Hint halklarında görülür; başlangıcı tam bilinmemekle birlikte milattan önce 4000’e kadar gittiği kabul edilir. Alan Dundes, bu inanışın Mezopotamya kökenli olduğuna işaret eder.
Mâşâallah ve Kehf 18/39
Kehf 18/39. ayette bir mümin, bahçesine giren arkadaşına “Mâşâallah, kuvvet yalnız Allah’a aittir” demesi gerektiğini hatırlatır. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre güzel bir şeyin nazardan korunması amacıyla “Mâşâallah” demek Müslümanlar arasında yaygın bir gelenek hâline gelmiştir. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, Mâşâallah.
Hizmet hakkında ayrıntılı bilgi için negatif enerji arındırma sayfamıza bakabilir, iletişim sayfamızdan WhatsApp veya telefonla bize ulaşabilirsiniz.
Felak 113/5 ve haset
TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Felak suresinin 5. ayeti, haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden Allah’a sığınmayı öğretir. Bu ayetteki “hâsid” sözcüğünden hasedin insanda kendi tabiatından gelen bir duygu olduğu, “hasede” fiilinden de bu duygunun bazı kimseleri masum insanların zarara uğraması yönünde bir niyete sevk ettiği anlamı çıkarılmıştır. Nazarın temelinde hayranlık ve kıskançlık duygularının bulunduğu kabul edilir; herhangi bir canlıya ya da nesneye yönelik hayranlık ve övgü sözleri de etkisi bakımından nazar kapsamında görülmüştür. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, Haset.
Felak suresinin ayetleri nasıl yorumlanır?
TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Felak suresi “felakın rabbine sığınma emriyle” başlar. İkinci ayet Allah’ın yarattığı her şeyin zararından, üçüncü ayet bastıran karanlıkların şerrinden sığınmayı bildirir; “bastıran karanlık” gece karanlığını ve insanın iç dünyasını karartan kin, öfke, şehvet ve kıskançlık gibi duyguları da kapsayan geniş bir ifadedir. Dördüncü ayet düğümlere üfleyenlerin şerrinden, son ayet ise kıskançlığı tutan hasetçinin şerrinden Allah’a sığınmayı anlatır. Felak ve Nâs surelerinde sığınılacak şeyler önce doğa kuvvetleri, sonra kötü insanlar, en sonunda gözle görülmeyen varlıklar (cin) olarak sıralanır; bu sıralamada somuttan soyuta, sakınması kolay olandan zora doğru bir gidiş görülür. Madde, sığınmanın yalnız sözle değil, gelebilecek zararlara karşı mümkün olan bütün tedbirlerin alınmasıyla gerçekleştiğini de vurgular. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, Felâk Sûresi.
Âlimlerin nazara yaklaşımı
TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre selef âlimleri nazar meselesine eserlerinde yer vermiştir. Kelâmcılar muhtemelen itikadı ilgilendirmediği ve âhâd haberlere dayandığı için bu konuyu eserlerine almamış, fakihler ise daha çok kötü bakışlı kişiden korunmak ve nazardan kurtulmak için alınması gereken tedbirler üzerinde durmuştur. Madde, nazardan korunmak için başvurulan önlemlerin bir kısmının dua olduğunu, Felak ve Nâs surelerini okumanın bu türden olduğunu belirtir. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, Nazar.



