Son güncelleme: Kasım 2, 2026
Hüddam hocasıyla görüşme
Durumunuzu WhatsApp’tan kısaca yazın, size uygun saatte görüşme yapılır.
Negatif Enerji Arındırma → · Manevi Bakım Görüşmesi → · Büyü Bozan Hoca →
Sabûr, Allah’ın güzel isimlerinden biridir ve “çok sabırlı” demektir. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Allah’a nisbet edildiğinde “günahkârları cezalandırma konusunda acele etmeyip lutfuyla muamele eden” anlamına gelir. İsmin kendi maddesi (Sabûr) ansiklopedide yer alır.
Aşağıda ismin Arapça yazılışı, TDV’deki açıklaması, sabır kavramının Kur’an’da dolaylı olarak Allah’a nisbet edildiği âyetler ve duada anılışı yer alıyor. Âyet metinleri ve mealleri Diyanet Kur’an Platformu’ndan alınmıştır.
Yâ Sabûr ismini anarak sabır ve dayanma gücü niyetinde bulunmak isterseniz, niyetinize uygun bir düzeni Niyete özel dua ve ayet çalışması kapsamında Cihan Ali Hoca’dan destek alarak oluşturabilirsiniz. Dilerseniz WhatsApp’tan mesaj bırakabilir, dilerseniz +90 531 994 60 07 numarasını arayabilirsiniz.
Yâ Sabûr ismi: Arapça yazılışı ve kökü
الصَّبُورُ
İsmin Arapça yazılışı, Tirmizî 3507 numaralı rivayetteki esmâ listesinden alınmıştır (isimleri sayan bu rivayet zayıf kabul edilir). TDV, Ebû Hüreyre’den nakledilen esmâ listelerinde Sabûr’un yalnız Tirmizî tarafından zikredildiğini kaydeder.
Sabûr, sözlükte “tahammül etmek, kendini tutmak, sızlanmamak” anlamındaki sabr kökünden gelen, mübalağa ifade eden bir sıfattır; bu yüzden “çok sabırlı” diye karşılanır.
Yâ Sabûr ne demek? Anlamı
TDV maddesi sabrı terim olarak, aklın ve dinin gerekli gördüğü şeyleri yerine getirmek, yapılmamasını istediklerinden uzak durmak için nefsi kontrol altında tutmak diye açıklar. Allah için kullanıldığında ise kastedilen, günahkârı cezalandırmakta acele etmemek ve ona lutufla muamele etmektir.
Maddede ismin Allah’a nisbeti konusunda iki yaklaşım anlatılır. Kâdî Abdülcebbâr, sabırda beşerî manalar bulunduğu gerekçesiyle ismi Allah’a nisbet etmeyi doğru bulmaz. Abdülkāhir el-Bağdâdî ise âlimlerin çoğunun hadislere dayanarak Sabûr’u ilâhî isimlerden saydığını belirtir. Gazzâlî iki görüşü, bu tür sıfatların Allah’a mecazen izâfe edildiğini söyleyerek bağdaştırır.
Hadis kaynaklarında da bu mana işlenir: Ebû Mûsâ el-Eş‘arî’den gelen bir rivayette, incitici sözlere Allah’tan daha sabırlı kimsenin olmadığı, kendisine çocuk isnat edenleri işittiği hâlde yine de onlara sağlık ve rızık verdiği bildirilir (Buhârî 6099; Müslim 2804a).
TDV’ye göre Sabûr, Halîm ismiyle anlam yakınlığı içindedir. Fark olarak şu not edilir: Sabûr, günahkârın ileride cezalandırılmayacağını kesin biçimde içermez; Halîm ise bu manayı ifade eder.
Sabûr ismi ve Kur’an’daki sabır kavramı
Sabûr kelimesi Kur’an’da Allah’ın ismi olarak geçmez. TDV, sabır kavramının Kur’an’da peygamberlere ve insanlara nisbet edildiğini, Allah’a doğrudan izâfe edilmediğini söyler; ancak bazı âyetlerde sabrın içeriğinin dolaylı olarak Allah’a nisbet edildiğini belirtir. Bu âyetler Diyanet Kur’an Yolu mealiyle aşağıdadır.
İbrâhîm sûresi 14/42
وَلَا تَحْسَبَنَّ اللّٰهَ غَافِلًا عَمَّا یَعْمَلُ الظَّالِمُونَؕ اِنَّمَا یُؤَخِّرُهُمْ لِیَوْمٍ تَشْخَصُ فٖیهِ الْاَبْصَارُۙ﴿٤٢﴾
Meali (İbrâhîm 14/42): Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! O sadece, onların işini bir güne erteliyor ki, o gün gözler dehşetten dışarı fırlamış;
Diyanet mealine göre Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanmamak gerekir; O onların işini bir güne erteler. TDV bu âyeti, Allah’ın kötü insanların davranışlarından asla gāfil olmadığını bildiren âyetler arasında gösterir. Âyetin devamı sonraki âyette sürer.
Nahl sûresi 16/61
وَلَوْ یُؤَاخِذُ اللّٰهُ النَّاسَ بِظُلْمِهِمْ مَا تَرَكَ عَلَیْهَا مِنْ دَٓابَّةٍ وَلٰكِنْ یُؤَخِّرُهُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۚ فَاِذَا جَٓاءَ اَجَلُهُمْ لَا یَسْتَاْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا یَسْتَقْدِمُونَ﴿٦١﴾
Meali (Nahl 16/61): Eğer Allah insanları haksızlıkları yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onlara belirlenmiş bir sürenin sonuna kadar mühlet tanıyor. Ama süreleri dolduğunda onu bir an bile ne erteleyebilirler ne de öne alabilirler.
Âyet, insanların haksızlıkları yüzünden hemen cezalandırılmaları hâlinde yeryüzünde hiçbir canlının kalmayacağını, onlara belirlenmiş bir süreye kadar mühlet tanındığını anlatır. TDV bunu sabır içeriğinin dolaylı biçimde Allah’a nisbet edildiği âyetlerden biri olarak anar.
Kehf sûresi 18/58
وَرَبُّكَ الْغَفُورُ ذُوالرَّحْمَةِؕ لَوْ یُؤَاخِذُهُمْ بِمَا كَسَبُوا لَعَجَّلَ لَهُمُ الْعَذَابَؕ بَلْ لَهُمْ مَوْعِدٌ لَنْ یَجِدُوا مِنْ دُونِهٖ مَوْئِلًا﴿٥٨﴾
Meali (Kehf 18/58): Senin rabbin hep bağışlayıcıdır ve merhamet sahibidir; şayet yaptıkları yüzünden onları (hemen) cezalandıracak olsaydı, onlara azabı çarçabuk verirdi. Fakat kendilerine tanınmış belli bir süre vardır ki, artık bundan öte kaçıp kurtulacakları bir sığınak bulamayacaklardır.
Rabbin bağışlayıcı ve merhamet sahibi olduğu, hemen cezalandırsaydı azabı çarçabuk vereceği bildirilir. Cezada acele edilmemesi ile bağışlama ve merhamet aynı âyette yan yana geçer.
Fâtır sûresi 35/45
وَلَوْ یُؤَاخِذُ اللّٰهُ النَّاسَ بِمَا كَسَبُوا مَا تَرَكَ عَلٰى ظَهْرِهَا مِنْ دَٓابَّةٍ وَلٰكِنْ یُؤَخِّرُهُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۚ فَاِذَا جَٓاءَ اَجَلُهُمْ فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِعِبَادِهٖ بَصٖیرًا﴿٤٥﴾
Meali (Fâtır 35/45): Şayet Allah insanları yapıp ettikleri yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı, yerin üstünde tek bir canlı bırakmazdı; fakat onlara belirlenmiş bir vadeye kadar mühlet veriyor. Vadeleri dolduğunda ise (herkes anlayacaktır ki) Allah kullarını hakkıyla görüp bilmektedir.
Fâtır sûresinin bu son âyeti, insanlara belirlenmiş bir vadeye kadar mühlet verildiğini ve vadeleri dolduğunda Allah’ın kullarını hakkıyla görüp bildiğini bildirir. TDV bu âyeti de sabır kavramının dolaylı nisbet edildiği âyetler arasında sayar.
Yâ Sabûr zikri ve duada kullanımı
Esmâ-i hüsnâ hadisinde doksan dokuz ismin bulunduğu bildirilir (Buhârî 2736; Müslim 2677). A‘râf 7/180 bu isimlerle dua etmeyi ister; “Yâ Sabûr” diye yönelmek de bu emre uygun bir anış biçimidir.
Sabûr; mühlet vermeyi, acele etmemeyi ve lutufla davranmayı anlatan bir isim olduğundan dua eden kişi niyetini bu anlamla söyler. Sabır gerektiren bir sürecin içindeki kişi dayanma gücü niyetiyle bu isme yönelebilir. TDV’ye göre Kuşeyrî ve Gazzâlî gibi mutasavvıf âlimler, kişinin sabır alıştırmaları yaparak halîm mertebesine ulaşabileceğini söyler. Belirli bir okuma sayısı kaynaklarda bildirilmediği için sayı belirtmiyoruz.
A‘râf sûresi 7/180
وَلِلّٰهِ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰى فَادْعُوهُ بِهَاࣕ وَذَرُوا الَّذٖینَ یُلْحِدُونَ فٖٓی اَسْمَٓائِهٖؕ سَیُجْزَوْنَ مَا كَانُوا یَعْمَلُونَ﴿١٨٠﴾
Meali (A‘râf 7/180): En güzel isimler Allah’ındır; bu güzel isimlerle O’na dua edin, O’nun isimleri hakkında doğru inançtan sapanları kendi başlarına bırakın. Onlar yaptıklarının cezasını çekecekler!
Sıkça sorulanlar
Yâ Sabûr ne demek?
“Çok sabırlı” demektir. Allah için, günahkârları cezalandırmada acele etmeyip lutfuyla muamele eden manasında kullanılır. Kök anlamı tahammül etmek, kendini tutmaktır (TDV).
Sabûr ismi Kur’an’da geçer mi?
Allah’ın ismi olarak geçmez. TDV’ye göre sabır kavramının içeriği İbrâhîm 14/42, Nahl 16/61, Kehf 18/58 ve Fâtır 35/45 gibi âyetlerde dolaylı olarak Allah’a nisbet edilir.
Sabûr ile Halîm arasındaki fark nedir?
TDV’ye göre iki isim birbirine yakındır. Sabûr, günahkârın ileride cezalandırılmayacağını kesin biçimde içermez; Halîm bu manayı ifade eder.
Yâ Sabûr diye nasıl dua edilir?
İsmin anlamı düşünülerek niyet açıkça söylenir; dua A‘râf 7/180’deki emre dayanır. Kaynaklarda bir sayı verilmediği için sayı belirtmiyoruz.
İlgili yazılar: Esmaül Hüsna nedir? · Esmaül Hüsna anlamları · Esmaül Hüsna ile dua · Yâ Halîm ne demek? · Yâ Şekûr ne demek?
Niyetinize göre görüşme
Sabûr ismini de içeren bir dua düzenini, niyetinizi anlattığınız görüşmede birlikte belirleyebilirsiniz. WhatsApp’tan yazabilir ya da +90 531 994 60 07 numarasını arayabilirsiniz.
Kaynaklar
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sabûr” maddesi (Bekir Topaloğlu)
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim Platformu, İbrâhîm 14/42 (Arapça metin ve Kur’an Yolu meali)
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim Platformu, Nahl 16/61 (Arapça metin ve Kur’an Yolu meali)
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim Platformu, Kehf 18/58 (Arapça metin ve Kur’an Yolu meali)
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim Platformu, Fâtır 35/45 (Arapça metin ve Kur’an Yolu meali)
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim Platformu, A‘râf 7/180 (Arapça metin ve Kur’an Yolu meali)
- Tirmizî, Daʿavât 3507 (sunnah.com; isimleri sayan bu rivayet zayıf kabul edilir, yalnız ismin Arapça yazılışı için kaynak gösterilmiştir)
- Buhârî 2736 (sunnah.com)
- Müslim 2677 (sunnah.com)
- Buhârî 6099 (sunnah.com)
- Müslim 2804a (sunnah.com)
