Son güncelleme: Kasım 2, 2026
Hüddam hocasıyla görüşme
Durumunuzu WhatsApp’tan kısaca yazın, size uygun saatte görüşme yapılır.
Negatif Enerji Arındırma → · Manevi Bakım Görüşmesi → · Büyü Bozan Hoca →
Yâ Basîr, Allah’ın “gören” anlamına gelen güzel isminin dua ederken söylenen biçimidir. Esmaül Hüsna içinde el-Basîr olarak geçer ve “görmeye konu olan şeyleri bütün özellikleriyle idrak edip gören” diye tarif edilir. Kulun yaptığı, yaşadığı ve gizlediği hiçbir şey bu görmenin dışında kalmaz.
Aşağıda ismin Arapça yazılışını, TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre anlamını, Kur’an’daki örneklerini ve duada nasıl anıldığını bulacaksınız.
Yâ Basîr ismiyle dua edip halinizi Allah’a arz etmek istiyorsanız niyetinize uygun bir dua ve zikir düzeni için niyete özel dua ve âyet çalışması kapsamında Cihan Ali Hoca’dan destek alabilirsiniz. WhatsApp’tan yazabilir ya da +90 531 994 60 07 numarasını arayabilirsiniz.
Yâ Basîr isminin Arapça yazılışı ve kökü
Tirmizî 3507 numaralı rivayetteki doksan dokuz isim listesinde bu isim şöyle yazılır:
الْبَصِيرُ
Basîr, TDV maddesinde “görmek, bilmek ve sezmek” anlamındaki basar kökünden türetilmiş bir sıfat olarak açıklanır. Aynı kökten gelen “basiret” kelimesi Türkçede de gönül gözüyle görmeyi anlatır.
“Yâ Basîr” ifadesi seslenme edatı “yâ” ile birlikte “Ey gören!” anlamına gelir.
Yâ Basîr ne demek? Anlamı (TDV İslâm Ansiklopedisi)
TDV İslâm Ansiklopedisi’nin BASÎR maddesine göre kelime, Kur’an’da elli bir âyette geçer ve bunların kırk ikisinde Allah’ın sıfatı olarak kullanılır. Maddede İbnü’l-Cevzî’den şu dört anlam aktarılır: sezen, gözüyle gören, kesin delil sayesinde gerçeği idrak eden ve ibret gözüyle bakan.
Maddeye göre Allah’ın görmesi için insanlarda aranan fiziksel şartlar söz konusu değildir. Şa‘rânî’den aktarılan ifadeyle karanlık, karışıklık ya da herhangi bir engel O’nun görmesine perde olmaz. Kur’an’da basîr, bazen tek başına “her şeyi gören” anlamında, çoğunlukla da “kullarını gören, yaptıklarınızı gören” biçiminde geçer.
Basîr, on âyette semî‘ (işiten), beş âyette habîr (haberdar olan) ile birlikte anılır. Kehf suresinin 26. âyetinde ise Allah “ne mükemmel görendir” anlamında taaccüp kalıbıyla nitelenir. Maddede Buhârî’ye atfen basîr ile mübsır arasındaki fark da anlatılır: Basîr kalp gözüyle görmek, yani bilmek ve sezmek; mübsır ise gözle görmektir.
Kelâm literatüründe basîr, sübûtî sıfatlar arasında sayılır. Âlimler işitme ve görmenin hayat sahibi bir varlığın yetkinliği olduğunu, bu yüzden Allah’ı bu yetkinlikten yoksun düşünmenin mümkün olmadığını belirtir.
Yâ Basîr isminin Kur’an’da geçtiği âyetler
Aşağıdaki âyetler bu ismin geçtiği ya da anlamının işlendiği yerlerden seçilmiştir. Arapça metin ve meal, Diyanet İşleri Başkanlığı Kur’an-ı Kerim Platformu’ndan (Kur’an Yolu meali) aynen aktarılmıştır.
Âl-i İmrân Sûresi, 3/15. âyet
قُلْ اَؤُ𐻾نَبِّئُكُمْ بِخَیْرٍ مِنْ ذٰلِكُمْؕ لِلَّذٖینَ اتَّقَوْا عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتٌ تَجْرٖی مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖینَ فٖیهَا وَاَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَرِضْوَانٌ مِنَ اللّٰهِؕ وَاللّٰهُ بَصٖیرٌ بِالْعِبَادِۚ ﴿١٥﴾
Meal (Âl-i İmrân 3/15, Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu): De ki: Size bunlardan daha iyisini bildireyim mi? Takvâ sahipleri için rableri katında, altlarından ırmaklar akan, ebediyen kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah’ın hoşnutluğu vardır. Allah kullarını eksiksiz görmektedir.
Cennet müjdesinin anlatıldığı âyet, Allah’ın kullarını görendir (basîrun bi’l-ibâd) diye sona erer. Mükâfatın da hesabın da kulun gerçek halini bilen bir görenle ilgili olduğu vurgulanır.
Mü’min Sûresi, 40/20. âyet
وَاللّٰهُ یَقْضٖی بِالْحَقِّؕ وَالَّذٖینَ یَدْعُونَ مِنْ دُونِهٖ لَا یَقْضُونَ بِشَیْءٍؕ اِنَّ اللّٰهَ هُوَ السَّمٖیعُ الْبَصٖیرُࣖ ﴿٢٠﴾
Meal (Mü’min 40/20, Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu): Ve Allah adaletle hüküm verir; onların Allah’tan başka taptıkları ise hiçbir şeye hükmedemezler. Kuşkusuz Allah her şeyi en iyi işiten ve en iyi görendir.
Allah’ın hakka göre hükmettiği anlatılırken âyet “O, işitendir, görendir” diye biter. Hüküm veren, hem sözü hem hali bilen ve gören olduğu için bu bağlam ismi daha anlaşılır kılar.
Mülk Sûresi, 67/19. âyet
اَوَلَمْ یَرَوْا اِلَى الطَّیْرِ فَوْقَهُمْ صَٓافَّاتٍ وَیَقْبِضْنَؕ مَا یُمْسِكُهُنَّ اِلَّا الرَّحْمٰنُؕ اِنَّهُ بِكُلِّ شَیْءٍ بَصٖیرٌ ﴿١٩﴾
Meal (Mülk 67/19, Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu): Üstlerinde kanatlarını aça kapaya uçan kuşları hiç görmediler mi? Onları (havada) Rahmân’dan başkası tutmuyor. Şüphesiz O her şeyi görmektedir.
Kanatlarını açıp kapayan kuşlara dikkat çekilir ve onları havada tutanın Rahmân olduğu bildirilir. Âyet “O her şeyi görendir” cümlesiyle biter; görme, yaratılan her ayrıntıyı kapsar.
İsrâ Sûresi, 17/1. âyet
سُبْحَانَ الَّذٖٓی اَسْرٰى بِعَبْدِهٖ لَیْلًا مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ اِلَى الْمَسْجِدِ الْاَقْصَا الَّذٖی بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِیَهُ مِنْ اٰیَاتِنَاؕ اِنَّهُ هُوَ السَّمٖیعُ الْبَصٖیرُ ﴿١﴾
Meal (İsrâ 17/1, Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu): Bir gece, kendisine bazı âyetlerimizi gösterelim diye kulunu Mescid-i Harâm’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah eksikliklerden münezzehtir. O, gerçekten her şeyi işitmekte ve görmektedir.
Mîrac yolculuğunun anlatıldığı İsrâ suresinin ilk âyeti, Allah’ın her şeyi işittiğini ve gördüğünü bildirerek biter. Semî‘ ve basîr isimleri burada da birlikte geçer.
Yâ Basîr zikri ve duada kullanımı
Basîr ismi, kulun yalnız kaldığı anlarda bile gözetim altında olduğunu hatırlatır. Dua eden kişi bu isimle halini ve niyetini Allah’a açar; anlatmakta zorlandığı şeyi bile O’nun gördüğünü bilir. İsimle dua etmenin dayanağı A‘râf suresindeki âyettir.
A‘râf Sûresi, 7/180. âyet
وَلِلّٰهِ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰى فَادْعُوهُ بِهَاࣕ وَذَرُوا الَّذٖینَ یُلْحِدُونَ فٖٓی اَسْمَٓائِهٖؕ سَیُجْزَوْنَ مَا كَانُوا یَعْمَلُونَ ﴿١٨٠﴾
Meal (A‘râf 7/180, Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu): En güzel isimler Allah’ındır; bu güzel isimlerle O’na dua edin, O’nun isimleri hakkında doğru inançtan sapanları kendi başlarına bırakın. Onlar yaptıklarının cezasını çekecekler!
Bu âyet gereği “Yâ Basîr” demek, ismin anlamına uygun bir niyetle birleştiğinde anlam kazanır. Örneğin kişi, içinden geçeni kelimelere dökemediğinde “beni gören sensin” bilinciyle Allah’a yönelebilir.
Zikirde sayıdan çok anlam öne çıkar: Allah’ın gördüğünü düşünmek, davranışı güzelleştirmek ve duayı sadeleştirmek isme uygun bir tutumdur. TDV maddesinin ilgili maddeler arasında semî‘, alîm ve habîr isimlerini sayması da bu isimlerin birlikte düşünülmesine işaret eder.
İlgili yazılar: Yâ Semî‘ · Yâ Alîm · Esmaül Hüsna nedir · Esmaül Hüsna anlamları · Esmaül Hüsna ile dua
Sıkça sorulanlar
Yâ Basîr ne demek?
“Ey gören” demektir. TDV maddesine göre basîr, görmeye konu olan şeyleri bütün özellikleriyle idrak edip gören anlamına gelir.
Basîr ismi Kur’an’da kaç âyette geçer?
TDV maddesine göre basîr kelimesi elli bir âyette geçer; bunların kırk ikisinde Allah’ın sıfatı olarak kullanılmıştır.
Basîr ile semî‘ arasındaki fark nedir?
Basîr görme, semî‘ işitme sıfatıdır. Kur’an’da on âyette birlikte geçerler ve ikisi de Allah’ın ilminin yetkinliğini anlatır.
Yâ Basîr ile nasıl dua edilir?
A‘râf 7/180 güzel isimlerle dua edilmesini ister. Kişi halini ve dileğini, Allah’ın gördüğünü bilerek ve ismi anarak arz eder.
Görüşme: Basîr ismiyle yapacağınız dua için niyetinize uygun bir âyet ve zikir düzeni kurmak isterseniz Cihan Ali Hoca ile görüşebilirsiniz. WhatsApp’tan yazabilir ya da +90 531 994 60 07 numarasını arayabilirsiniz.
Kaynaklar
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “BASÎR”
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “ESMÂ-i HÜSN”
- Tirmizî, Deavât, 3507 (Sunnah.com) (isimleri sayan bu rivayet zayıf kabul edilir)
- Buhârî, Şurût 18 (2736): Allah’ın doksan dokuz ismi
- Müslim, Zikir 5 (2677): Allah’ın doksan dokuz ismi
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim Platformu, Âl-i İmrân 3/15 (Arapça metin ve Kur’an Yolu meali)
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim Platformu, Mü’min 40/20 (Arapça metin ve Kur’an Yolu meali)
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim Platformu, Mülk 67/19 (Arapça metin ve Kur’an Yolu meali)
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim Platformu, İsrâ 17/1 (Arapça metin ve Kur’an Yolu meali)
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim Platformu, A‘râf 7/180 (Arapça metin ve Kur’an Yolu meali)