Son güncelleme: Kasım 2, 2026
Hüddam hocasıyla görüşme
Durumunuzu WhatsApp’tan kısaca yazın, size uygun saatte görüşme yapılır.
Negatif Enerji Arındırma → · Manevi Bakım Görüşmesi → · Büyü Bozan Hoca →
Yâ Müzill, Allah’ın “dilediği kimseyi zelil ve hakir duruma düşüren” anlamındaki güzel isminin söylenişidir. Esmaül Hüsna içinde el-Müzill olarak geçer ve Muiz ismiyle birlikte anılır: Yüceltme de alçaltma da Allah’ın elindedir.
Bu sayfada ismin Arapça yazılışını, TDV İslâm Ansiklopedisi’ndeki MUİZ maddesinde yer alan açıklamasını, ilgili Kur’an âyetlerini Diyanet mealiyle ve ismin duada nasıl anıldığını bulacaksınız.
Yâ Müzill ve Yâ Muiz isimlerinin anlamını düşünerek dua etmek istiyorsanız niyetinize uygun bir dua ve zikir düzeni için niyete özel dua ve âyet çalışması kapsamında Cihan Ali Hoca’dan destek alabilirsiniz. WhatsApp’tan yazabilir ya da +90 531 994 60 07 numarasını arayabilirsiniz.
Yâ Müzill isminin Arapça yazılışı ve kökü
Tirmizî 3507 numaralı rivayetteki doksan dokuz isim listesinde bu isim şöyle yazılır:
الْمُذِلُّ
Müzill (müzil), TDV maddesine göre “zelil olmak, hor görülmek” anlamındaki züll (zillet, mezellet) kökünün if‘âl kalıbından gelen bir sıfattır. Türkçedeki “zillet” ve “zelil” sözleri aynı kökten gelir.
“Yâ Müzill” ifadesi “Ey dilediğini alçaltan!” anlamında seslenmedir. Bu isim esmâ-i hüsnâ hadisinde muiz ismiyle yan yana verildiği için çoğu zaman “Yâ Muiz, Yâ Müzill” diye birlikte anılır.
Yâ Müzill ne demek? Anlamı (TDV İslâm Ansiklopedisi)
TDV İslâm Ansiklopedisi’nde müzil ismi ayrı bir madde olarak değil, MUİZ maddesi içinde ele alınır. Maddeye göre müzil “zelil, hakir ve alçak duruma düşüren” demektir; Allah’a nisbet edildiğinde “dilediği kimseyi hor ve hakir duruma düşürüp bütün üstünlük niteliklerini ondan kaldıran” anlamına gelir.
Maddede Kur’an’daki durum şöyle özetlenir: Müzil Kur’an’da isim olarak geçmez; muiz isminde olduğu gibi türetildiği kökün masdarından gelen fiil şeklinde Allah’a izâfe edilir (Âl-i İmrân 3/26). Bir âyette zül kavramı Allah’tan nefyedilir (İsrâ 17/111), bir âyette de buzağıyı tanrı edinenlerin zillete uğrayacağı bildirilir (A‘râf 7/152). Tezlîl ve zelûl kelimeleri de Allah’a izâfe edilmiştir (Yâsîn 36/72; Mülk 67/15).
Âlimler muiz ve müzil isimlerinin karşıt olmakla birlikte beraber kullanılmasının gerektiğini vurgular ve kābız–bâsıt, hâfıd–râfi‘ gibi isim çiftlerini örnek gösterir. Madde, Allah’ın birini aziz kılmasının maddî olmaktan çok manevî alanla ilgili olduğuna dikkat çeker (Nisâ 4/138-139; Münâfikûn 63/8).
Kuşeyrî’den aktarılan yoruma göre aşağılanmanın asıl sebebi hırstır ve Allah’ın kullarını aziz kılışının temel ilkesi kanaattir. Gazzâlî de gerçek mülk ve hâkimiyetin, bir şeye bağımlılığın doğurduğu zilletten, aşağı arzuların baskısından ve cehaletten kurtulmak olduğunu söyler. Muiz ve müzil fiilî sıfatlar grubuna girer.
Yâ Müzill isminin Kur’an’da geçtiği âyetler
Aşağıdaki âyetler bu ismin türediği fiilin geçtiği ya da anlamının işlendiği yerlerden seçilmiştir. Arapça metin ve meal, Diyanet İşleri Başkanlığı Kur’an-ı Kerim Platformu’ndan (Kur’an Yolu meali) aynen aktarılmıştır.
Âl-i İmrân Sûresi, 3/26. âyet
قُلِ اللّٰهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِی الْمُلْكَ مَنْ تَشَٓاءُ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَٓاءُؗ وَتُعِزُّ مَنْ تَشَٓاءُ وَتُذِلُّ مَنْ تَشَٓاءُؕ بِیَدِكَ الْخَیْرُؕ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ قَدٖیرٌ ﴿٢٦﴾
Meal (Âl-i İmrân 3/26, Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu): De ki: “Ey mülkün gerçek sahibi olan Allahım! Mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden çekip alırsın. Dilediğini yüceltirsin, dilediğini de alçaltırsın. Her türlü iyilik senin elindedir. Hiç kuşku yok sen her şeye kādirsin.”
Muiz ve müzil isimlerinin esmâ-i hüsnâ listesine alınmasına dayanak olduğu belirtilen âyettir: Mülkün sahibi olan Allah dilediğini yüceltir, dilediğini alçaltır. TDV maddesi, iki ismin kaynağının bu âyet olduğunu belirtir.
Hac Sûresi, 22/18. âyet
اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ یَسْجُدُ لَهُ مَنْ فِی السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِی الْاَرْضِ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُ وَالنُّجُومُ وَالْجِبَالُ وَالشَّجَرُ وَالدَّوَٓابُّ وَكَثٖیرٌ مِنَ النَّاسِؕ وَكَثٖیرٌ حَقَّ عَلَیْهِ الْعَذَابُؕ وَمَنْ یُهِنِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ مُكْرِمٍؕ اِنَّ اللّٰهَ یَفْعَلُ مَا یَشَٓاءُ ﴿١٨﴾
Meal (Hac 22/18, Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu): Görmez misin göklerde ve yeryüzünde bulunanlar; güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu hep O’na secde etmektedir! Niceleri de azabı hak etmiştir. Allah’ın hakir kıldığı kimseyi onurlandırabilecek birisi yoktur. Kuşkusuz Allah dilediğini yapar.
Göklerde ve yerde bulunanların Allah’a secde ettiği anlatılır ve Allah’ın hakir kıldığı kimseyi onurlandıracak kimsenin bulunmadığı bildirilir. Hakir kılma ve onurlandırma burada da Allah’a bağlanır.
Münâfikûn Sûresi, 63/8. âyet
یَقُولُونَ لَئِنْ رَجَعْنَٓا اِلَى الْمَدٖینَةِ لَیُخْرِجَنَّ الْاَعَزُّ مِنْهَا الْاَذَلَّؕ وَلِلّٰهِ الْعِزَّةُ وَلِرَسُولِهٖ وَلِلْمُؤْمِنٖینَ وَلٰكِنَّ الْمُنَافِقٖینَ لَا یَعْلَمُونَࣖ ﴿٨﴾
Meal (Münâfikûn 63/8, Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu): Şöyle diyorlar: “Hele Medine’ye dönelim, o zaman güçlü olan zayıf olanı oradan çıkaracak!” Halbuki asıl güç ve izzet Allah’ındır, resulünündür, müminlerindir; fakat münafıklar bunu bilmezler!
Münafıkların “güçlü olan zayıfı çıkaracak” sözlerine karşılık, asıl güç ve izzetin Allah’ın, resulünün ve müminlerin olduğu bildirilir. TDV maddesi muiz–müzil bahsinde bu âyete atıf yapar.
Yâ Müzill zikri ve duada kullanımı
Müzill ismi, izzet ile zilletin kişinin kendi ölçüsüne göre değil Allah’ın dilemesine göre belirlendiğini hatırlatır. TDV maddesinin aktardığı yoruma göre kul bu ismi anarken kendi nefsinin hırsını da düşünür. İsimle dua etmenin dayanağı A‘râf suresindeki âyettir.
A‘râf Sûresi, 7/180. âyet
وَلِلّٰهِ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰى فَادْعُوهُ بِهَاࣕ وَذَرُوا الَّذٖینَ یُلْحِدُونَ فٖٓی اَسْمَٓائِهٖؕ سَیُجْزَوْنَ مَا كَانُوا یَعْمَلُونَ ﴿١٨٠﴾
Meal (A‘râf 7/180, Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu): En güzel isimler Allah’ındır; bu güzel isimlerle O’na dua edin, O’nun isimleri hakkında doğru inançtan sapanları kendi başlarına bırakın. Onlar yaptıklarının cezasını çekecekler!
Bu âyet gereği “Yâ Müzill” demek, anlamına uygun bir niyetle birleştiğinde anlam kazanır. İsim muiz ile birlikte anıldığı için dua da genellikle izzet dileğiyle birlikte yapılır: Allah’tan kendine hakiki izzet vermesini, nefsinin zilletinden korumasını dilemek ismin ruhuna uygundur.
Zikirde sayıdan çok anlam öne çıkar: Gücü ve itibarı Allah’tan bilmek, kanaati artırmak ve duayı sade tutmak isme uygun bir tutumdur.
İlgili yazılar: Yâ Muizz · Yâ Râfi‘ · Esmaül Hüsna nedir · Esmaül Hüsna anlamları · Esmaül Hüsna ile dua
Sıkça sorulanlar
Yâ Müzill ne demek?
“Ey dilediğini alçaltan” demektir. TDV’nin MUİZ maddesine göre müzil, zelil ve hakir duruma düşüren anlamına gelir.
Müzill ismi Kur’an’da geçer mi?
Hayır. TDV maddesine göre isim olarak geçmez; türetildiği kökten gelen fiil şeklinde Allah’a izâfe edilir (Âl-i İmrân 3/26).
Müzill neden muiz ile birlikte anılır?
Maddeye göre âlimler karşıt anlamlı bu iki ismin birlikte kullanılmasını gerekli görür; esmâ-i hüsnâ hadisinde ve kaynak âyette de yan yanadırlar.
Yâ Müzill ile nasıl dua edilir?
A‘râf 7/180 güzel isimlerle dua edilmesini ister. Kişi ismi muiz ile birlikte anarak izzeti Allah’tan diler ve nefsinin zilletinden korunmayı talep eder.
Görüşme: Müzill ve Muiz isimleriyle yapacağınız dua için niyetinize uygun bir âyet ve zikir düzeni kurmak isterseniz Cihan Ali Hoca ile görüşebilirsiniz. WhatsApp’tan yazabilir ya da +90 531 994 60 07 numarasını arayabilirsiniz.
Kaynaklar
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “MUİZ”
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “ESMÂ-i HÜSN”
- Tirmizî, Deavât, 3507 (Sunnah.com) (isimleri sayan bu rivayet zayıf kabul edilir)
- Buhârî, Şurût 18 (2736): Allah’ın doksan dokuz ismi
- Müslim, Zikir 5 (2677): Allah’ın doksan dokuz ismi
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim Platformu, Âl-i İmrân 3/26 (Arapça metin ve Kur’an Yolu meali)
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim Platformu, Hac 22/18 (Arapça metin ve Kur’an Yolu meali)
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim Platformu, Münâfikûn 63/8 (Arapça metin ve Kur’an Yolu meali)
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim Platformu, A‘râf 7/180 (Arapça metin ve Kur’an Yolu meali)