Son güncelleme: Kasım 2, 2026
Hüddam hocasıyla görüşme
Durumunuzu WhatsApp’tan kısaca yazın, size uygun saatte görüşme yapılır.
Negatif Enerji Arındırma → · Manevi Bakım Görüşmesi → · Büyü Bozan Hoca →
Esmaül Hüsna, “Allah’ın en güzel isimleri” demektir. A‘râf suresinin 180. âyeti, en güzel isimlerin Allah’a ait olduğunu ve O’na bu isimlerle dua edilmesini bildirir. Bu sayfada Tirmizî 3507 numaralı hadiste sayılan 99 ismin Arapça yazılışı, okunuşu ve kısa anlamı, hadisteki sıraya uygun olarak tablo hâlinde verilmiştir.
Arapça isimler sunnah.com’daki Tirmizî rivayetinden, okunuş ve anlamlar Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun “Allah’ın 99 ismi hakkında bilgi verir misiniz?” cevabından, kavramsal bilgiler TDV İslâm Ansiklopedisi’nden alınmıştır.
Esmaül Hüsna ile niyetinize uygun bir dua ve âyet düzeni oluşturmak isterseniz, niyete özel dua ve âyet çalışması için Cihan Ali Hoca’dan destek alabilirsiniz. WhatsApp’tan yazabilir ya da +90 531 994 60 07 numarasını arayabilirsiniz.
Esmaül Hüsna nedir?
TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre esmâ-i hüsnâ terkibi, naslarda Allah’a nisbet edilen isimleri ifade eder. Sadece Kur’an’da geçen ilâhî isimler yüzden fazladır; hadislerde Allah’a nisbet edilen başka isimler de vardır. Terim olarak ise daha çok doksan dokuz isim kastedilir. Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu da Allah’ın isimlerinin 99 ile sınırlı olmadığını, hadiste 99 sayısının anılmasının bunların en meşhur isimler olması sebebiyle olduğunu belirtir.
Sitemizdeki Esmaül Hüsna Nedir? yazısında kavramın genel çerçevesi anlatılır; bu sayfa ise isimleri sırayla ve anlamlarıyla bir arada sunar.
Esmaül Hüsna hadisi: Tirmizî 3507
Ebû Hureyre’nin rivayet ettiği hadiste Hz. Peygamber şöyle buyurur:
إِنَّ لِلَّهِ تَعَالَى تِسْعَةً وَتِسْعِينَ اسْمًا مِائَةً غَيْرَ وَاحِدَةٍ مَنْ أَحْصَاهَا دَخَلَ الْجَنَّةَ
Okunuşu: İnne lillâhi te‘âlâ tis‘aten ve tis‘îne ismen, mi’aten gayra vâhideh, men ahsâhâ dehale’l-cenneh.
Anlamı: Yüce Allah’ın doksan dokuz ismi vardır, yüzden bir eksik. Kim bunları sayarsa (ihsâ ederse) cennete girer.
Hadisin devamında 99 isim tek tek sayılır; Diyanet’in cevabında da Tirmizî ve İbn Mâce’nin rivayetinde (Tirmizî, De‘avât, 83 [3507]; İbn Mâce, Duâ, 10 [3861]) isimlerin tek tek sayıldığı bildirilir. İsimleri saymadan 99 sayısını zikreden rivayetler Buhârî 6410 ve Müslim 2677’de yer alır.
Hadisteki “saymak” (ihsâ) ve “ezberlemek” (hıfz) kelimeleriyle ilgili Diyanet cevabı, bunlardan maksadın Allah’ı güzel isimleriyle tanımak ve O’na iman, ibadet ve itaat etmek olduğunu belirtir.
Allah’a güzel isimleriyle dua: A‘râf 180 ve Haşr 22-24
Esmaül Hüsna ile duanın Kur’an’daki dayanağı A‘râf suresinin 180. âyetidir:
وَلِلّٰهِ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰى فَادْعُوهُ بِهَاࣕ وَذَرُوا الَّذٖینَ یُلْحِدُونَ فٖٓی اَسْمَٓائِهٖؕ سَیُجْزَوْنَ مَا كَانُوا یَعْمَلُونَ ﴿١٨٠﴾
Okunuşu: Velillâhi’l-’esmâü’lhusnâ fed‘ûhü bihâ. vezerü’llezîne yülhidûne fî esmâih. seyüczevne mâ kânû ya‘melûn.
Meali (A‘râf 7/180): En güzel isimler Allah’ındır; bu güzel isimlerle O’na dua edin, O’nun isimleri hakkında doğru inançtan sapanları kendi başlarına bırakın. Onlar yaptıklarının cezasını çekecekler!
Haşr suresinin son âyetlerinde ise Allah’ın pek çok ismi birlikte sayılır ve “En güzel isimler O’nundur” buyrulur:
هُوَ اللّٰهُ الَّذٖی لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ عَالِمُ الْغَیْبِ وَالشَّهَادَةِۚ هُوَ الرَّحْمٰنُ الرَّحٖیمُ ﴿٢٢﴾ هُوَ اللّٰهُ الَّذٖی لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَیْمِنُ الْعَزٖیزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُؕ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا یُشْرِكُونَ ﴿٢٣﴾ هُوَ اللّٰهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰىؕ یُسَبِّحُ لَهُ مَا فِی السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَزٖیزُ الْحَكٖیمُ ﴿٢٤﴾
Okunuşu: 22. Hüve’llâhü’llezî lâ ilâhe illâ hû. ‘âlimü’lgaybi veşşehâdeh. hüve’rrahmânü’rrahîm. 23. Hüve’llâhü’llezî lâ ilâhe illâ hû. elmelikü’lkuddûsü’sselâmü’lmü-’minü’lmüheyminü’l‘azîzü’lcebbâru’lmütekebbir. sübhâne’llâhi ‘ammâ yüşrikûn. 24. Hüve’llâhü’lhâliku’lbâriü’lmüsavviru lehü’l-’esmâü’lhusnâ. yüsebbihu lehû mâ fi’ssemâvâti vel-’ard. vehüve’l‘azîzü’lhakîm.
Meali (Haşr 59/22-24): O, kendisinden başka tanrı olmayan Allah’tır; duyular ve akılla idrak edilemeyeni de edileni de bilir. O rahmândır, rahîmdir. O, kendisinden başka tanrı olmayan Allah’tır; egemenliğin mutlak sahibidir, her türlü eksiklikten uzaktır, esenlik verendir, güven sağlayan ve kendisine güvenilendir, görüp gözeten ve yönetendir, üstündür, iradesine sınır yoktur, büyüklükte eşi olmayandır. Allah onların yakıştırdıkları ortaklardan tamamıyla münezzehtir. O, takdir ettiği gibi yaratan, canlıları örneği olmadan var eden, biçim ve özellik veren Allah’tır. En güzel isimler O’nundur. Göklerdekiler ve yerdekiler hep O’nu tesbih ederler. O üstündür, hikmet sahibidir.
Esmaül Hüsna 99 isim: Arapça, okunuş ve anlam tablosu
Aşağıdaki tabloda isimler Tirmizî 3507’deki sıraya göre verilmiştir. Arapça yazılış sunnah.com’daki rivayetten, okunuş ve anlamlar Diyanet cevabından alınmıştır. Ayrıntılı sayfası bulunan isimlerin okunuşuna bağlantı verilmiştir.
| Sıra | Arapça | Okunuşu | Anlamı |
|---|---|---|---|
| 1 | اللَّهُ | Allah | Tek yaratıcının özel ismi, varlığı zorunlu olan, bütün kemâl sıfatları kendisinde toplayan hakiki ma‘bûd. |
| 2 | الرَّحْمَنُ | er-Rahmân | Sonsuz merhametiyle lütuf ve ihsanda bulunan. |
| 3 | الرَّحِيمُ | er-Rahîm | Rahmetiyle her şeyi kuşatan. |
| 4 | الْمَلِكُ | el-Melik | Bütün varlıkların sahibi/hükümdârı. |
| 5 | الْقُدُّوسُ | el-Kuddûs | Eksiklik ve kusurlardan münezzeh/uzak olan, bütün kemâl sıfatları kendisinde toplayan. |
| 6 | السَّلاَمُ | es-Selâm | Esenlik ve selâmet veren, yaratılmışlara özgü değişikliklerden ve yok oluştan münezzeh olan. |
| 7 | الْمُؤْمِنُ | el-Mü’min | Bütün mahlûkâta emniyet/güven veren ve kendisine güvenilen. |
| 8 | الْمُهَيْمِنُ | el-Müheymin | Kâinatın bütün işlerini gözetip yöneten, her şeyi hükmü altına alan. |
| 9 | الْعَزِيزُ | el-Azîz | Ulu, galip, her şeye üstün gelen izzet sahibi. |
| 10 | الْجَبَّارُ | el-Cebbâr | Dilediğini yaptırma gücüne sahip olan, her şeyi tasarrufu altına alan ve irâdesini her durumda yürüten. |
| 11 | الْمُتَكَبِّرُ | el-Mütekebbir | Büyüklüğünü izhar eden, son derece ulu, yüce. |
| 12 | الْخَالِقُ | el-Hâlik | Her şeyin yaratıcısı, hikmeti gereği her şeyi ölçülü yaratan. |
| 13 | الْبَارِئُ | el-Bâri’ | Yoktan yaratan, maddesi ve örneği olmadan îcat eden. |
| 14 | الْمُصَوِّرُ | el-Musavvir | Varlığa şekil ve sûret veren. |
| 15 | الْغَفَّارُ | el-Gaffâr | Kusur ve günahları örten, çokça bağışlayan. |
| 16 | الْقَهَّارُ | el-Kahhâr | Yenilmeyen, dilediğini yerine getiren, kendisine her şeyin boyun eğdiği yegâne kudret ve tasarruf sahibi. |
| 17 | الْوَهَّابُ | el-Vehhâb | Karşılıksız olarak çokça nimet veren ve ihsanda bulunan. |
| 18 | الرَّزَّاقُ | er-Rezzâk | Maddî ve manevî bol rızık veren, her türlü rızık imkânlarını yaratan. |
| 19 | الْفَتَّاحُ | el-Fettâh | Hayır kapılarını açan, hükmüyle adaleti sağlayan. |
| 20 | الْعَلِيمُ | el-Alîm | İlmi her şeyi kuşatan. |
| 21 | الْقَابِضُ | el-Kâbız | Her şeyi teslim alan, hikmeti gereği rızkı ve her türlü nimeti ölçülü veren, eceli gelenlerin ruhlarını teslim alan. |
| 22 | الْبَاسِطُ | el-Bâsıt | Rızkı ve her türlü rızık imkânını genişleten, ömürleri uzatan. |
| 23 | الْخَافِضُ | el-Hâfıd | Kâfirleri ve zalimleri alçaltan. |
| 24 | الرَّافِعُ | er-Râfi‘ | Müminleri yükselten, izzetli ve şerefli kılan. |
| 25 | الْمُعِزُّ | el-Muizz | Yücelten, güçlü ve aziz kılan. |
| 26 | الْمُذِلُّ | el-Müzill | Boyun eğdiren, değersiz kılan. |
| 27 | السَّمِيعُ | es-Semî‘ | Her şeyi işiten. |
| 28 | الْبَصِيرُ | el-Basîr | Her şeyi gören. |
| 29 | الْحَكَمُ | el-Hakem | Nihaî hükmü veren. |
| 30 | الْعَدْلُ | el-Adl | Adaletli, her şeyi yerli yerinde yapan. |
| 31 | اللَّطِيفُ | el-Latîf | En gizli ve ince hususları dahi bilen, lütufta bulunan, zâtı duyularla algılanamayan, fiillerini rıfk ile gerçekleştiren. |
| 32 | الْخَبِيرُ | el-Habîr | Gizli ve açık her şeyden haberdar olan, dilediğini haber veren. |
| 33 | الْحَلِيمُ | el-Halîm | Sabırlı, acele ve kızgınlıkla muamele etmeyen, kudreti olduğu hâlde hemen cezalandırmayan. |
| 34 | الْعَظِيمُ | el-Azîm | Zât ve sıfatları bakımından pek yüce olan, azametli olan. |
| 35 | الْغَفُورُ | el-Gafûr | Çok affedici ve bağışlayıcı olan. |
| 36 | الشَّكُورُ | eş-Şekûr | Yapılan iyi amellerin karşılığını bolca veren. |
| 37 | الْعَلِيُّ | el-Aliyy | Yücelik ve hükümranlıkta kendisine eşit veya kendisinden daha üstün bir varlık bulunmayan. |
| 38 | الْكَبِيرُ | el-Kebîr | Zâtının ve sıfatlarının mahiyeti bilinemeyecek kadar büyük ve ulu olan. |
| 39 | الْحَفِيظُ | el-Hafîz | Her şey gözetiminde olan, koruyan ve kâinatı dengede tutan. |
| 40 | الْمُقِيتُ | el-Mukît | Mahlukatın gıdasını yaratıp veren, güç yetiren ve koruyup gözeten. |
| 41 | الْحَسِيبُ | el-Hasîb | Hesaba çeken, her şeyin neticesini bilen. |
| 42 | الْجَلِيلُ | el-Celîl | Hiçbir kayıt ve kıyas kabul etmeksizin azamet sahibi, kıymeti ve mertebesi en yüce olan. |
| 43 | الْكَرِيمُ | el-Kerîm | Çok cömert, nimet ve ihsanı bol olan. |
| 44 | الرَّقِيبُ | er-Rakîb | Gözeten, koruyan ve bütün işler murakabesi/kontrolü altında olan. |
| 45 | الْمُجِيبُ | el-Mücîb | Dua ve dilekleri kabul eden. |
| 46 | الْوَاسِعُ | el-Vâsi‘ | İlmi, rahmeti ve kudreti her şeyi kuşatan. |
| 47 | الْحَكِيمُ | el-Hakîm | Her işi, emri ve yasağı yerli yerinde olan. |
| 48 | الْوَدُودُ | el-Vedûd | Müminleri seven ve onlar tarafından da sevilen. |
| 49 | الْمَجِيدُ | el-Mecîd | Her türlü eksiklikten münezzeh, lütuf ve ikramı bol olan. |
| 50 | الْبَاعِثُ | el-Bâis | Ölüleri dirilten, peygamberler gönderen. |
| 51 | الشَّهِيدُ | eş-Şehîd | Her şeye muttali olan, kendisine hiçbir şey gizli kalmayan. |
| 52 | الْحَقُّ | el-Hakk | Bizzat ve sürekli olarak var olan, varlığı kendinden olan, uluhiyet ve rububiyeti gerçek olan. |
| 53 | الْوَكِيلُ | el-Vekîl | Bütün yaratıkların işlerinin görülmesinde güvenilip dayanılan, bu konuda tam yeterli olan. |
| 54 | الْقَوِيُّ | el-Kavî | Gücü ve kuvveti her şeye yeten. |
| 55 | الْمَتِينُ | el-Metîn | Âcizliği, zafiyeti ve güçsüzlüğü olmayan, güçlü olan. |
| 56 | الْوَلِيُّ | el-Velî | Müminlere dost ve yardımcı olan. |
| 57 | الْحَمِيدُ | el-Hamîd | Çok övülen, bütün övgülere ve övgülerin en yücesine layık olan. |
| 58 | الْمُحْصِي | el-Muhsî | Gizli ve âşikâr her şeyin ölçü ve sayısını bütün ayrıntılarıyla bilen. |
| 59 | الْمُبْدِئُ | el-Mübdi’ | Her şeyi yoktan var eden. |
| 60 | الْمُعِيدُ | el-Muîd | Varlıkları ölümlerinden sonra tekrar yaratan. |
| 61 | الْمُحْيِي | el-Muhyî | Hayat veren, yaşatan ve dirilten. |
| 62 | الْمُمِيتُ | el-Mümît | Öldüren, canları kabzeden. |
| 63 | الْحَىُّ | el-Hayy | Ezelî ve ebedî olarak diri ve ölümsüz olan. |
| 64 | الْقَيُّومُ | el-Kayyûm | Varlığı kendinden olan, her şeyin varlığı kendisine bağlı olan, kâinatı idare eden. |
| 65 | الْوَاجِدُ | el-Vâcid | Her şeyi bilen, hiçbir şeye muhtaç olmayan, emrini ve isteğini daima gerçekleştiren. |
| 66 | الْمَاجِدُ | el-Mâcid | Şânı yüce ve sonsuz kerem sahibi olan. |
| 67 | الْوَاحِدُ | el-Vâhid | Bir, tek, yegâne varlık; zâtında, ilah ve rab oluşunda ortağı olmayan. |
| 68 | الصَّمَدُ | es-Samed | Herkesin kendisine muhtaç olduğu, kendisi ise kimseye muhtaç olmayan, ezelî ve ebedî olan. |
| 69 | الْقَادِرُ | el-Kâdir | Her şeye gücü yeten. |
| 70 | الْمُقْتَدِرُ | el-Muktedir | Güç ve kuvvetinde hiçbir sınır olmayan. |
| 71 | الْمُقَدِّمُ | el-Mukaddim | Hikmeti gereği istediğini öne alan, ileri geçiren. |
| 72 | الْمُؤَخِّرُ | el-Muahhir | Hikmeti gereği dilediğini geriye bırakan. |
| 73 | الأَوَّلُ | el-Evvel | Varlığının başlangıcı olmayan, ezelî olan. |
| 74 | الآخِرُ | el-Âhir | Varlığının sonu olmayan, ebedî olan. |
| 75 | الظَّاهِرُ | ez-Zâhir | Varlığını ve birliğini belgeleyen birçok delilin bulunması açısından varlığı açık olan. |
| 76 | الْبَاطِنُ | el-Bâtın | Zâtı itibarıyla gizli olan, bütün gizlilikleri bilen. |
| 77 | الْوَالِي | el-Vâlî | Kâinatı yöneten, onlar için gerekli olan her şeyi üstlenen. |
| 78 | الْمُتَعَالِي | el-Müteâlî | Noksanlıklardan berî, aşkın ve yüce olan. |
| 79 | الْبَرُّ | el-Berr | Çokça iyilik eden. |
| 80 | التَّوَّابُ | et-Tevvâb | Kullarını tövbelerini kabul eden. |
| 81 | الْمُنْتَقِمُ | el-Müntakım | Suçluları yaptıklarına karşılık cezalandıran. |
| 82 | الْعَفُوُّ | el-Afüvv | Çokça affeden. |
| 83 | الرَّءُوفُ | er-Raûf | Merhameti ve şefkati çok olan. |
| 84 | مَالِكُ الْمُلْكِ | Mâlikü’l-mülk | Mülkün gerçek sahibi, tüm mevcûdâtı idare eden. |
| 85 | ذُو الْجَلاَلِ وَالإِكْرَامِ | Zü’l-celâli ve’l-ikrâm | Sonsuz yücelik ve ikram sahibi olan. |
| 86 | الْمُقْسِطُ | el-Muksit | Adaleti gerçekleştiren, hakkaniyetle hükmeden. |
| 87 | الْجَامِعُ | el-Câmi‘ | Dünya ve ahirette bütün mahlûkâtı bir araya getirme kudretine sahip olan. |
| 88 | الْغَنِيُّ | el-Ganî | Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan. |
| 89 | الْمُغْنِي | el-Muğnî | İhtiyaçtan kurtaran zengin kılan. |
| 90 | الْمَانِعُ | el-Mâni‘ | Hikmeti gereği engel koyan, mâni olan. |
| 91 | الضَّارُّ | ed-Dârr | Hikmeti gereği elem ve zarar verici şeyleri yaratan. |
| 92 | النَّافِعُ | en-Nâfi‘ | Hayrı ve faydayı yaratan ve veren. |
| 93 | النُّورُ | en-Nûr | Nurlandıran, her şeyi aydınlatan, kalplere nur ve iman veren. |
| 94 | الْهَادِي | el-Hâdî | Doğru yolu gösteren, hidâyete erdiren. |
| 95 | الْبَدِيعُ | el-Bedî‘ | Örneksiz ve benzersiz olarak yoktan yaratan. |
| 96 | الْبَاقِي | el-Bâkî | Varlığı sürekli olan, ebedî, sonsuz olan. |
| 97 | الْوَارِثُ | el-Vâris | Varlığının sonunun bulunmaması vasfıyla kâinatın gerçek sahibi. |
| 98 | الرَّشِيدُ | er-Reşîd | Yol gösteren, her işi isabetli olan. |
| 99 | الصَّبُورُ | es-Sabûr | Günahkârları hemen cezalandırmayıp onlara mühlet tanıyan. |
Esmaül Hüsna ile ilgili diğer sayfalar
Esmaül Hüsna ile dua konusunda Havas İlmi Duaları: Kur’an ve Esmaül Hüsna ile Dua yazısına, günlük dua düzeni için Sabah Akşam Zikirleri sayfasına bakabilirsiniz. İsimlerin tek tek anlatıldığı sayfalara tablodaki bağlantılardan ulaşılır.
Sık sorulan sorular
Esmaül Hüsna kaç isimdir?
Tirmizî 3507’deki rivayette 99 isim sayılır. Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu, Allah’ın isimlerinin 99 ile sınırlı olmadığını, 99’un en meşhur isimler olduğunu belirtir.
Esmaül Hüsna hangi hadiste geçer?
Tirmizî, De‘avât 83 [3507] ve İbn Mâce, Duâ 10 [3861] rivayetlerinde 99 isim tek tek sayılır. Buhârî 6410 ve Müslim 2677’de ise isimler sayılmadan 99 sayısı anılır.
Esmaül Hüsna’yı saymak ve ezberlemek ne demek?
Diyanet’in cevabına göre hadisteki saymak ve ezberlemekten maksat, Allah’ı güzel isimleriyle tanımak ve O’na iman, ibadet ve itaat etmektir.
Esmaül Hüsna ile dua edilir mi?
A‘râf 7/180’de “En güzel isimler Allah’ındır; bu güzel isimlerle O’na dua edin” buyrulur.
Esmaül Hüsna ile niyete özel dua için nereye başvurabilirim?
Niyetinizi WhatsApp’tan kısaca yazabilir ya da +90 531 994 60 07 numarasını arayabilirsiniz; Cihan Ali Hoca niyete özel dua ve âyet çalışması için size uygun saatte dönüş yapar.
Hemen görüşmek isterseniz
Durumunuzu kısaca yazmanız yeterli; size uygun saatte dönüş yapılır. WhatsApp’tan yazın ya da +90 531 994 60 07 numarasını arayın.